Skip links

Sığırlarda Trichophyton verrucosum enfeksiyonu

TRICHOPHYTON VERRUCOSUM, BAŞTA SIĞIRLAR OLMAK ÜZERE DIĞER RUMINANT TÜRLERINDE DE LOKALIZE LEZYONLARA NEDEN OLAN BAŞLICA DERMATOFIT TÜRÜDÜR VE ÖZELLIKLE GENÇ SIĞIRLARIN AŞILAMASI ÖNEM TEŞKIL ETMEKTEDIR

Trichophyton verrucosum sığırlarda dermatofitozun en sık izole edilen etiyolojik ajanıdır ve zoonoz karakterli bir dermotofit mantardır. Son birkaç yıldır, insanlarda artan Trichophyton verrucosum vaka sayılarının, sığır çiftliklerinin ve işletmelerinin varlığıyla bağlantılı olduğu düşünülmektedir. Aynı zamanda, eşek, köpek, keçi, koyun ve atlarda mantar lezyonlarının yaygın bir nedenidir. İlk olarak 1902 yılında Emile Bodin tarafından tanımlanmıştır. Trichophyton verrucosum sığırların süt, et ve deri kalitesini bozabileceğinden ekonomik olarak önem teşkil etmektedir. Etken, diğer dermatofitlere kıyasla gelişimini çok daha yavaş tamamlar. Kültür yapıldığında, düz, beyaz ya da krem rengi, belli bölgelerinde kubbeleri olan, tüysüz bir doku ile karakterizedir, ancak başka varyasyonları da bulunur: Trichophyton verrucosum var. ochraceum düz, sarı, tüysüz bir koloni oluştururken, Trichophyton verrucosum var. discoides gri-beyaz, düz ve keçeli görünümlü bir koloni oluşturur. Trichophyton verrucosum var. autotrophicum kolonileri ise nadiren görülür ve tamamen koyunlarla ilişkilidir. Kuluçka süresi yaklaşık 3-4 haftadır. Vücudun her yanında gözlenebileceği gibi daha çok alın, yanaklar, göz, kulak ve burun çevresi gibi baş bölgesinde ve az da olsa boyunda lokalize olabilir. Nadiren vücudun diğer kısımlarında da lezyonlar oluşur. Lezyonlar kaşıntısız, pullanmış, kızarık, yuvarlak, zaman zaman düzensiz, kuru, kabarık, kepekli alopesiler şeklindedir. Trichophyton verrucosum’a mikroskop altında bakıldığında makrokonidi, yani eşeysiz üreyen büyük sporlar nadiren görülür ve bu sporlar fare kuyruğu benzeri bir görünüm sergiler. Daha küçük sporlar olan mikrokonidiler ise gözyaşı şeklindedir ve laboratuvar ortamında yalnızca zenginleştirilmiş koşullar altında büyümesi sağlandığında gözlemlenebilir. Trichophyton verrucosum’un herhangi bir cinsel üreme aşaması yoktur. 37 °C’de klamidosporlar kalın duvarlı bir hal alır. Optimum büyüme sıcaklığı bu kadar yüksek olan tek dermatofittir. Makrokonidiler, brom krezol moru (BCP)-süt katı-maya özütü agarında ve sadece 7 günlük kolonilerde üretilir. Dondurulduklarında ölürler. Trichophyton verrucosum ile enfekte olan bölgeler sığırlarda siyah ışık altında floresan rengi verir, insanlarda ise söz konusu floresan ışıldama görülmez.

Epidemiyoloji ve patoloji Sığırlarda enfeksiyon

Trichophyton verrucosum’un toprakta yaşayan bir atasından evrimleştiği ve habitatlarında hayatta kalmak için vitamin prototrofisi, üreaz aktivitesi gibi genetik değişiklikler yoluyla ihtiyaç duyduğu birçok özelliği kaybettiği ve konakçı olarak modern sığırlara göç ettiği düşünülmektedir. Enfeksiyon, 10-50 mm’lik bölgede tüylerin dökülmesi, lekelenme ve kalın kabuk oluşumu ile karakterizedir. Trichophyton verrucosum sığırlarda endemiktir. Genç sığırların immun sistemleri zayıftır ve derileri daha yüksek pH’a sahiptir, bu nedenle enfeksiyona daha yatkındır. Aşırı kalabalık barınaklarda ve sıkışık tesislerde sonbahar ve kış aylarında zirve enfeksiyonlar yaşanabilir. Bulaşma, enfekte ve sağlıklı hayvanlar arasında doğrudan temas yoluyla ve fomitler aracılığıyla dolaylı olarak gerçekleşebilir. Trichophyton verrucosum, 4 yıla kadar yaşama kabiliyetine sahiptir.

İnsanlarda enfeksiyon

İnsanlarda enfeksiyon dağılımı dünya çapında olmakla birlikte, Trichophyton verrucosum ve diğer zoofilik dermatofitler, Güney Avrupa ve Orta Doğu’daki deri lezyonlarından en sık izole edilen mantarlardır. İnsanlara enfeksiyon büyük ölçüde zoonotiktir ve doğrudan temas yoluyladır, ancak laboratuvar ortamında bulaşan enfeksiyon ve aşılama sırasında iğne batması vakaları da kaydedilmiştir. Trichophyton verrucosum, sineklerden de izole edilmiştir, ancak sineklerin vektör olarak hizmet edip etmediği henüz bilinmemektedir. Tarım işçileri, hayvan yetiştiricileri ve veteriner hekimler yüksek risk grubudur. Bununla birlikte, enfeksiyon insandan insana bulaştığı için, aile üyeleri de risk altında sayılır. Kılların enfeksiyonu ektotrikstir; yani mantar kıl veya saç gövdesinin iç kısmında gelişir, sporları ise zincirler halinde ve belirgin bir biçimde, kıl veya saçın dış yüzünde bulunur. Tinea capitis’in yanı sıra, tinea corporis, tinea manuum, tinea barbae ve tinea profunda mantar enfeksiyonlarına neden olabilir. Dolayısıyla geri dönüşü olmayan yara izi ve alopesiye yol açar. Vücut, Trichophyton verrucosum’a karşı geç tipte bir hipersensitivite reaksiyonu geliştirebilir; sonucunda ise deride ağrı ve inflamasyonun eşlik ettiği krutlu bir tabaka gelişimine neden olur. Sıklıkla akıntı ve bölgesel lenfadenopati de ağrı ve inflamasyona eşlik eder.

Teşhise yönelik izolasyon ve identifikasyon teknikleri

Teşhis için numuneler hazırlanırken, enfeksiyonun aktif olduğu sınır ve çevresinden deri kazıntıları alınır ve doğrudan test ortamına inokule edilir. Trichophyton verrucosum oksotrofik bir mantardır, yani yaşayabilmesi için bir amino asidin, nükleik asidin veya vitaminin dışarıdan verilmesi gereklidir. Bu anlamda inositol ve tiamine ihtiyaç duyar. Trichophyton agar 3’te (tiamin ve inositol açısından zengin bir besiyeri) güçlü büyüme ve Trichophyton agar 1 ve 2’de (tiamin ve inositol açısından fakir bir besiyeri) ise zayıf büyüme gösterir; bu şekilde diğer dermatofitlerden ayırt edilebilir. Sabouraud agar üzerinde, ihtiyaç duyduğu inositol ve tiamini ona sağlayan maya ekstratı ilavesiyle gelişim gösterebilir. Brom krezol moru (BCP)-süt katı-glukoz agarında zayıf bir alkali sonuç verir (soluk mor). Fizyolojik testlerin yanı sıra, hastalığın zoofilik ve mesleki doğası nedeniyle sığırlarla temasta bulunan insanlar da bir teşhis kriteri olarak kullanılmalıdır. Aksi takdirde, ne sığırlarda ne de insanlarda antibakteriyel tedaviden hiçbir sonuç alınamaz; piyoderma veya bakteriyel folikülit gibi yanlış tanılar koyulabilir. 2011 yılında Morrelll ve Stratman tarafından yürütülen bir çalışma, Trichophyton verrucosum ile enfekte insanların, doğru teşhis konulmadan önce 25 gün arayla ortalama 2,5 kez bir beşeri hekimi ziyaret etmek zorunda kaldığını ortaya koymuştur. Bu durum, çiftliklerde doğru vaka sayısının tahmin edilmesinde aksaklıklara yol açabilir. Stratum corneum’un, % 10 KOH solüsyonu ve peryodik asid-schiff boyası eklenerek mikroskop altında yapılan incelemeleri tanıya yardımcı olabilir. 5-10 μm çapında şişkin klamidosporlar kıl gövdesinin dışında görünürken, deri örneklerinde ise dermatofit filamentleri ile karıştırılmaya müsait şişkin sporlar da olacaktır. Bu anlamda teşhiste hataya düşmemek gerekir.

TRICHODOLL TÜRKIYE’NIN ILK YERLI CANLI LIYOFILIZE T.VERRUCOSUM AŞISI

Dollvet tarafından üretilen ve sığırların Trichophyton verrucosum enfeksiyonlarına karşı koruyucu ve tedavi edici amaçlı kullanılan Trichodoll, Türkiye’nin ilk yerli canlı liyofilize aşısıdır. İçerisinde attenüye T. verrucosum kültürü, sukroz ve jelatin ihtiva eder. Sığırların trichophytosis enfeksiyonunun önlenmesi ve kontrol edilmesi amacıyla koruyucu ve tedavi edici olarak uygulanır. Liyofilize aşı 1, 2, 5, 10 ve 20 doz olarak liyofilize pelet ve 4 ml, 8 ml, 20 ml, 40 ml ve 80 ml miktarlarında sulandırma sıvıları ile birlikte ambalajlanmıştır. Aşı koruyucu ve tedavi edici amaçla üç aylığa kadar olan buzağılara 2 ml, 3 aylıktan büyük hayvanlara 4 ml dozunda kas içi olarak uygulanır. İkinci aşılama ilk aşılamadan 10-14 gün sonra aynı dozda tekrarlanır. Tedavinin belirtileri ikinci dozdan 20-25 gün sonra kabukların incelip deriden ayrılması ve kılların yeniden çıkması ile görülür.