Skip links

Yeni Doğan Kayıplarıyla Mücadelede Yeni Dönem: Dolli-Sera

 

Yenidoğan buzağı, kuzu ve oğlaklar hastalıklara karşı savunmasız olarak hayata adım atıyorlar.

İnsan ve ruminantların plasental yapıları anatomik olarak farklılıklar gösterir. Ruminant plasenta yapısında bulunan bariyer anneden fetüse antikor( immunglobulin) geçişini engellemektedir.

Buzağı pnömonileri, genellikle kolostrum ile sağlanan pasif bağışıklığın düştüğü ancak aktif bağışıklığın henüz tam anlamıyla gelişmediği yüksek risk periyodunda görülmektedir.

MİLYARLARCA LİRA KAYIP!

Türkiye’de yıllık 6.000.000 buzağı doğduğu ve buzağı ölümlerine bağlı kaybın en az % 15 olduğu düşünülürse(900.000), Türkiye için yıllık ekonomik kayıp yaklaşık 3.15 milyar TL civarında olmaktadır.

Bununla birlikte yeni doğan kuzu ve oğlak kayıpları da hesaba dahil edildiğinde maddi kayıp çok daha ciddi boyutlara ulaşmaktadır. Yapılan çalışmalarda doğan her 4 kuzu veya oğlaktan 1 tanesini kaybettiğimiz görülmektedir.

Yenidoğan ölümlerinin sebebinde en büyük pay %45 ile ishal olurken, bunu takiben %25 pnömo-enterit, %20 pnömoni ve %10 da diğer nedenler gelmektedir.

İLK 12 SAATTE KORUYUCU HİPERİMMUN SERUM UYGULAMASI ÇOK ÖNEMLİ!

Yenidoğanlar yeterli miktarda, kaliteli ve hızlı kolostrum alamadıkları için, hastalıklara karşı savunmasız kalırlar. Bu nedenle; doğumu takip eden ilk 12 saat içerisinde yapılan koruyucu hiperimmun serum uygulaması oldukça önemlidir.

YENİ DOĞAN KAYIPLARIYLA MÜCADELEDE BİR ADIM ÖNE GEÇİN!

Hayvancılığın en büyük sorunlarından olanı yeni doğan ölümleri ile mücadele için yerli suşlarla geliştirilen ve arge çalışmaları yaklaşık 8 yıl süren hiperimmun serum DOLLİ-SERA,  yeni doğanları tehdit eden 7 etkene karşı multisistemik koruma sağlıyor.

Dolli-Sera prospektüs bilgileri ve diğer detaylar için tıklayın.

DOLLİ-SERA HIPERIMMUN SERUM İÇERİĞİ VE BU ETKENLERİN YENİ DOĞAN HASTALIKLARI ÜZERİDEKİ ETKİLERİ:

Escherichia coli:

Yenidoğan ishallerinin en önemli etkeni olarak kabul edilmektedir. Kars bölgesinde yapılan bir araştırmaya göre toplam 101 ishalli buzağının 70’inden % 69,30  E.coli tek başına etken olarak izole ve identifiye edilmiştir.

Clostridium perfringens tip C ß toksin:

Kars yöresinde 4 koyunculuk işletmesinden toplam 56 ishalli dışkı örneği ELISA tekniği ile incelendiğinde Cl. Perfringens tip C % 28.2 oranında izole edilmiştir.

Clostridium perfringens tip C ß toksin buzağı ve koyunlarda ciddi nekrotik enteritise neden olur.

Salmonella typhimurium:

S.typhimurium 1-7 haftalık buzağılarda enterotoksin salgılayarak hipersekretif diareye yol açar.

Salmonella dublin:

Buzağılarda salmonella enfeksiyonunun kontrol altına alınmasında S. Dublin etkeni içeren aşısının yardımcı olabildiği gösterilmiştir.

Pasteurella multocida:

Kars bölgesinde yapılan bir çalışmada 1-3 aylık 30 adet pnömonili buzağılardan alınan nasal swap örneklerinde, bakteriyel etken izolasyonu yapıldı.

Buzağıların %56’sında Pasteurella multocida ve Mannhemia haemolytica tespit edildi.

Mannheimia haemolytica:

Pnömonilerde Pasteurella multocida ve Mannheimia haemolytica en çok görülen bakteriyel etkenlerdir.

Şanlıurfa ilinde, mezbahadan sağlanan 240 adet koyun pnömonik akciğer örneklerinin izolasyonu  ve identifikasyonu sonucunda P. Multocida 76 ( %31.6), M.haemolytica 30 (%12.5) suşu tespit edilmiştir.

Trueperella pyogenes:

Buzağı göbek kordonu enfeksiyonunda en çok Trueperella pyogenes (Arcanobaçterium pyogenes) izole edilmiştir.